Platformumuz, dünyada ikinci büyük toryum rezervlerine sahip Türkiye'nin sera etkisiz, sürdürülebilir, temiz ve barışçıl olduğundan yeşil olarak anılan toryum enerjisi hakkında yurtiçi bilinçlenmeyi sağlayarak üretim düzeninin on yıl içinde kazanılması vizyonu yönünde çaba sarfetmeyi kendine şiar edinmiştir.

Türkiye’nin Nükleer Enerjide Alternatifi
Toryumun Değerlendirilmesi

İnsanımızın mutlu olması için Ülke’mizin 21. yüzyılda çağdaş uygarlık düzeyine ulaşması gerektiği yönündeki ülküsel beklentimizin ihtiyaç şekline bürünerek en temel evrensel talebe dönüştüğü hepimiz için aşikârdır.

Olaya refah perspektifinden baktığımızda bunu sağlayacak olan ekonomik gelişmenin en derinindeki etmeni olan yeterli enerji kaynağı arzında Türkiye’nin neredeyse yüzyıllara varan bir süredir aşılması zor bir dar boğazın içinde olduğu herkesin malumudur.

Bu zorluğa rağmen söz konusu jeofizik engelin uygun ve güvenilir bir tarzda aşılması geçmiş tarihten beri hep ana gayemiz olmuş ve halen de olmaya devam etmektedir.

Oysa egemen gelişmiş dünya yüzyıllar içinde, enerji kaynaklarını amansız bir sömürüye tabi tutmuştur. Söz konusu “Dünya Egemenleri” kömürü kullanıp petrolü sonlandırırken, doğal gaza geçiş yapmış ve fosillerin sonunun görülmesinin ardından yenilenebilir kaynaklara tam gaz yönelirken de küresel ısınmadan ötürü şimdi sera etkisiz olanların peşine düşmüştür.  

Amaç, temiz, sürdürülebilir, sera etkisiz, ekonomik, öz teknolojili, kendisinin ve mahallî olarak hemen hazır ve erişilebilir olan kaynaklara dayalı olarak enerji ihtiyacını gidermektir. Ama bu, artık aynı zamanda Dünya’nın tüm ülkelerindeki diğer yönetimlerin de en sarsılmaz amacıdır.

Öte yandan bu duruma tümüyle olmasa bile şu veya bu yönden mümkün olabilecek en yüksek düzeyi ile erişmiş olmak gelişmiş ülkelerin çoğunun başardığı bir şeydir.

Böyle olanakların gelişmiş ülkelere  sağlanmış olması, sanki sadece onların tekelinde olan doğal bir hakmış gibi görülmemelidir; görülemez de. Bu tür evrensel olanaklar, refahın sağlanmasında gerekli olan asgari insani ihtiyaçların karşılanması kapsamında olduğu için, her dünya ülkesi için garanti altına alınmış olmalıdır.

Bu kapsamda bizim de enerji ihtiyacımızı kendi doğal kaynaklarımızdan karşılıyor olmamız en doğal ve kutsal refah hakkımızdır.

Bu bakımdan, dünyada ikinci büyük rezervlere sahip olduğumuz toryum kaynaklı nükleer enerji arzı düzeninin Ülke’miz için kazanılması hepimizin geleceğe yöneltilmiş bir görevi olmalıdır.

İşte bu doğrultuda Türkiye’de sera etkisiz, sürdürülebilir, temiz ve barışçıl olduğundan yeşil diye anılmayı hak eden toryum kaynaklı nükleer enerji üretim teknolojisinin on yıl içinde kazanılması bir zorunluluk olarak görülmelidir.

Mustafa Özcan

TETP Kurucusu

Bize yazın
This site was designed with the
.com
website builder. Create your website today.
Start Now